Ana içeriğe atla

İSTANBUL'UN EN ÇOK BEĞENİLEN PARKLARI, KORULARI VE BAHÇELERİ

 Belgrad Ormanı - Hakkında Her Şey

Belgrad Ormanı için “İstanbul’un ciğerleri” klişesini duymuşsunuzdur.😊 İstanbul’un yeşillikten oluşma kalesi olarak bilinir. ''Sabah koşusuna çıkanlar, bebek gezdirenler, yargılayıcı 👀gözlerden kaçan sevgililer, balkonsuz evlerde yaşayanlar, trafikte ömür geçirenler nasıl yapardı bilmiyorum. ''

👎İstanbul’un kuzeyinde, biraz uzakta Sarıyer’in arkasında kalan (Taksim’den trafiksiz gelenlerin bile en iyi ihtimalle 45 dakika süren)  yolculuk olsa da İstanbullular' ın hafta sonu tercih edilen ve kalabalığın Belgrad Ormanı’na akığı zaman dilimleridir.

Terapi gibi yer olsa da bazı zamanlar fazla yoğun olduğu için arabalarınızı park edecek yer bulmakta zorluk çekebilmeniz oldukça muhtemel bir olaydır. Yol yolculuğu bitti derken,  nihayet vardım dediğinizde aslında tatlı tatlı sorunlarla karşılaşmaya başlıyor olacaksınız;  ilk önce park bulamayıp arabayı uzaklara park etme durumu, sonra bir de bak ki yürüyüş parkurunda müthiş bir kalabalık, üstüne bazı kişiler ateş yakmayın tabelasının altında güzel güzel sucuk kızartıyor oluyor göreceksiniz..

Sizlere benim çıkarttığım derslerin sonucunda Belgrad Ormanı’nda iyi ve kötü yönlerini ele alarak sizlere orada daha iyi nasıl vakit geçirmezi sağlayacak ip uçları vererek aynı zamanda da Belgrad Ormanı nerede, nasıl gidilir, kaça kadar açık gibi bilgilere yer verdim. Emin olun bu bilgilerden sonra en keyifli geçirecek olan kişi siz olacaksınız.

 Belgrad Ormanı’nı En Sevimsiz Zamanı👎 

  • ''Yazın ve hafta sonuysa eyvah eyvah… Öyle kalabalık oluyor ki;'' bu mevsimi ve günleri buraya gelmek için yanlış zaman dilimi tabii ki. Çünkü ''orman değil, semt pazarı. Doğa ile başbaşa olmak için tek şansınız sabah 7-9 arası gelmek.''
  •  ''Orman içinde kahvaltı yapmak istiyorsanız evden bir termos çay, yol üzerindeki meşhur Bilice Börekçisi’nden bir paket börek kapın çünkü Belgrad Ormanı’nın içindeki mekanlardan insanlar pek memnun değiller. Önce 6 km’lik parkurda yürüyüş, üzerine de tahta masalarda bir piknik yapabilirsiniz.''


 Belgrad Ormanı’nın En Güzel Vakti 👍

Bizce Belgrad ormanının en güzel anını görmek istiyorsanız benim tavsiyem yaprakların sarıdan kırmızıya döndüğü sonbahar. Renklerin şahane olduğu ve  kalabalığın da az olduğu güzel bir zaman dilimi o yüzden kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.😉 Hafta sonu bir de 6’da uyanma derdi de yok. İstanbul’a yakıştırdığım mevsim sonbahar bir de  ATATÜRK ARBORETUMU‘a uğramalısnız. 

Sonbaharda Belgrad Ormanı mantar kaynıyor. İlginizi çekerse mantar toplama turlarını takip etmenizi öneririm.

Bu yazımızda Belgrad Ormanı’nda ne yapılır, ne yer, ne içilir, nasıl gidilir gibi konulardan bahsedeceğiz.

 Peki, Adı Neden Belgrad Ormanı? 

Kanuni Sultan Süleyman 1521 yılında, Sırbistan seferi dönüşünde getirdiği Belgradlıları, Bizans döneminden kalan köylerin canlandırılması ve yeni köylerin kurulması uygulamasına destek olması için orman içine iskan etmiş. Belgradlıların yerleştirildiği köy olan Belgrad köyü, bu ormana ismini vermiş. Osmanlı İmparatorluğu zamanında şehrin su ihtiyacını karşılamak üzere inşa edilen su bentleri, ormanın içinde bulunuyor.

Belgrad Ormanı'nda Ne Yapılır? 

Ana kapıdan, yani Bahçeköy tarafındaki kapıdan girdikten hemen sonra yol ikiye ayrılıyor. Sağdan devam ederseniz tarihi bentlere gidiyorsunuz, soldaki yol da Neşet Suyu Yürüyüş Yoluna, geyik üretim tesislerine, üçgen eve ve Yeni Derya Cafe’ye çıkıyor. Her iki taraftada piknik alanları ve ufak göletler buluyor.

Çatalın solundan giderseniz:



 -Neşet Suyu Yürüyüş Parkuru 

''Özellikle de koşanların Neşet Suyu Parkuru ilgisini çekecektir. 6,5 kilometre uzunluğundaki parkurun zemini kiremit tozu olduğu için vücuttaki elektiriği toprağa iletebilme özelliğine sahip. Yapay zeminler vücuda 8000 volta kadar elektirik birikmesine ve kalbi ölümcül derecede zorluyormuş. Neyse, güzel şeylere dönecek olursak parkurun sonlarına doğru bir gölete varıyorsunuz. Su ya da atıştırmalık isterseniz parkurun başlangıcında bir büfe var.

Özellikle de koşanların Neşet Suyu Parkuru ilgisini çekecektir. 6,5 kilometre uzunluğundaki parkurun zemini kiremit tozu olduğu için vücuttaki elektiriği toprağa iletebilme özelliğine sahip. Yapay zeminler vücuda 8000 volta kadar elektirik birikmesine ve kalbi ölümcül derecede zorluyormuş. Neyse, güzel şeylere dönecek olursak parkurun sonlarına doğru bir gölete varıyorsunuz. Su ya da atıştırmalık isterseniz parkurun başlangıcında bir büfe var.''



 -Üçgen Ev 
''Gelin ve damatlardan fırsat bulup da fotoğraf çekilebilirseniz çok hoş bir tahta üçgen ev var. Yolun bir tarafında yürüyüş parkuru, diğer tarafta üçgen ev kalıyor. Biraz arkalarda olduğundan hemen göremeyebilirsiniz.''

 -Yeme ve İçme 

''Ormanın içinde, ağaçların altında iki tane yemek yiyebileceğiniz yer var ama eğri oturup doğru konuşmak gerekirse insanlar lezzet anlamında pek tatmin olmamışlar.''

''Yeni Derya Café – Yürüyüş parkuruna getiren yolun devamında, geyik üretim tesisinin karşısında Yeni Derya Café var. Açık ve kapalı olmak üzere oturma alanı var. Ahşap terası çok hoş duruyor ama insanlar fiyat / performans olarak pek memnun kalmamış. Ama bir çay / kahveden zarar gelmez diye düşünüyorum.''

 -Bahçeköy Yaban Hayatı Üretim İstasyonu 

''Yıllarca gide gele en sonunda içine geyik bulunmadığına kanaat ettim ama varmış. Bir ara fon yetersizliğinden ötürü kapanmıştı gerçi. Aşırı avlanmaktan ötürü soyu tükenmekte olan kızıl geyikleri burada üretim, Türkiye’nin farklı köşelerine gönderiyorlarmış. 10-20 tane oluyormuş. Gezip görebileceğiniz bi yer değil ama sizin de aynı şeyi merak ettiğinizden şüphem olmadığından bi söyleyeyim dedim.''

Çatalın sağından devam ederseniz de Bentler Mevkii’ne gidersiniz:

 -Bentler 

''Bentler, kuzey ormanlarındaki suyu İstanbul’a getirmek için inşa edilen taşıma sisteminin bir parçası. Bir kısmının Roma ve Bizans döneminde yapıldığı, daha sonra Osmanlı tarafından geliştirilip yenilendiği biliyor. Kuzeyden su 2 koldan bentler vasıtası ile İstanbul’a taşınıyormuş: Taksim Suyu ve Kırkçeşme Suları.''

''Kırkçeşme Suları, Kanuni Sultan Süleyman devrinde kuzey ormanlarından tarihi yarımadaya su getirmek için Mimar Sinan’a yapılmış. Dönemin sadrazamı,  suyun şehre gelmesi İstanbul’a göç başlatır, yönetimi zor olur diye epey karşı çıkmışsa da Mimar Sinan 10 yıl içinde projeyi bitirmiş.''

''18. yüzyıla gelindiğinde artık İstanbul ta Tarabya’ya kadar irili ufaklı yerleşimleri olan bir şehir olmuş. Buraların ihtiyacını karşılamak için de Taksim Suyu hattı inşa edilmiş. Kuzeyden gelen su bölgenin en yüksek noktası olan bugünki Taksim’de depolanıyor, oradan farklı bölgelere “taksim” ediliyormuş.''

''İşte eski İstanbul’u yaşatan su ağının direk taşları olan bentlerin bir kısmı Belgrad Ormanı’nda bulunuyor. Rotanıza bazılarını eklemek isteyebilirsiniz. Aralarından en heybetli olanlar: Valide Bendi, Topuzlu Bent ve Çifte Havuz.''

 Belgrad Ormanı Tabiat Parkları, Piknik Ve Mangal Yerleri 

– Ormanda birçok mesire yeri bulunuyor. Milli sporumuz mangal çoğunda serbest. Ufak bir ücreti var.
– Yanınızda yiyeceğinizi götürmeniz gerek. Belgrad Ormanı’na gelirken Bahçeköy’den geçeceksiniz. Burada market alışverişiizi yapabileceğiniz birçok yer var.
– Neşet Suyu Mesire Alanı’ndaki büfede mangal satılıyor.
– Etrafta bulunan masalardan yararlanabiliyorsunuz ama masaların dolu olma ihtimaline karşın kendi sandalyenizi götürmenizde fayda var.

Ayvat Bendi Tabiat Parkı: İsmini 1765 yılında, III. Mustafa döneminde yaptırılan Ayvat Bendi’nden almış. Ayvat Deresi üzerinde bulunan bent ormanın en güzel manzaralarından birine sahip.

👉 Konum 

Binbaşı Çeşmesi Mesire Alanı: Rivayete göre, Osmanlının son yıllarındaki savaşlar sırasında bir grup asker bu bölgeye sığınmış fakat susuz kalmış. Binbaşı geceden sabaha kadar açtığı kuyudan su çıkarmayı başarmış, bu mesire alanı da onun adını almış. İçinde çocuk parkları, yürüyüş parkurları, oturma alanları bulunan mesire alanı çocuklu aileler için ideal. 

👉 Konum 

Bentler Tabiat Parkı: Burada; ''Osmanlı döneminde inşa edilen Topuzlu, Valide Bande ve Mahmut bentleri yer alıyor, ismi de buradan geliyor. İçerisinde yürüyüş parkurları ve bisiklet yolu var. ''

👉 Konum 

Kömürcübent Tabiat Parkı:  ''Bu mesire alanının ismi, 1620’de Topuz Deresi üzerine inşa edilen Kömürcübent’ ten geliyor. Kömürcübent birçok canlıya ev sahipliği yapıyor ayrıca sık ağaçların arasında piknik yapmak mümkün. ''

👉 Konum 

Kirazlıbent Tabiat Parkı: ''Burası piknik alanlarının biraz yukarısında yer alıyor. Kirazlıbent, 2. Mahmut’un 1800’lerde yaptırdığı bentin bulunduğu alanda. Toprak yolları ile doğa yürüyüşlerinin ve fotoğrafçıların aranan yeri. ''

👉 Konum 

Irmak Tabiat Parkı: ''Bu alan 2011’de hizmete girmiş. Belediye tarafından ihtiyaçlarınızın karşılanacağı şekilde düzenlenmiş. Basketbol, futbol, voleybol gibi spor aktivitelerinin yapılabileceği sahalar, çocuk oyun alanları var. ''

👉 Konum 

Mehmet Akif Ersoy Tabiat Parkı: ''Bu bölgeye Sarıyer’den kolaylıkla ulaşım sağlanabiliyor. İçerisinde oldukça güzel planlanmış piknik alanları var. ''

👉 Konum 

Neşet Suyu Tabiat Parkı: ''Bu mesire alanı ismini müderris Neşet Bey’den alıyor. Su kaynakları ile ön plana çıkan bu alanda ayrıca otopark ve piknik alanları bulunuyor. Özellikler sporcular koşu parkurunu değerlendirmek için burayı tercih ediyor. ''

👉 Konum 

Falih Rıfkı Atay Tabiat Parkı: ''Burası Ünlü edebiyatçı Falih Rıfkı Atay’ın ismini almış. 2oo dönümlük alan için ahşap masalı piknik yerleri mevcut, burası Neşet Suyu’na da komşu. ''

👉 Konum 

Fatih Çeşmesi Tabiat Parkı: ''Fatih Sultan Mehmet’in adıyla anılan çeşmenin etrafında bulunduğu için mesire alanı bu ismi almış. Bu bölgede bir kafe de hizmet veriyor. ''

👉 Konum 

 Belgrad Ormanı’nda Kamp Yapılabiliyor Mu? 


Belgrad Ormanı’nda kamp yapılabileceğiniz bir alan mevcut ''Burası, 5500 hektarlık doğal bir orman. Çeşitli canlıların yaşaması ise oldukça normal.'' Kamp yaparken sadece birkaç misafir gelebilir onlar da şunlardır; Kızıl geyik, kızıl tilki, yaban domuzu, altın çakal gibi çok sayıda kuş türü, sürüngen ve memeli hayvan yaşadığını bilmeniz size sürpriz yaşatmayacaktır.

 Belgrad Ormanı Açılış Kapanış Saatleri 
''Belgrad Ormanı 24 saat açık.de fayda var.''

 Belgrad Ormanı’na Nasıl Gidilir? 

''Çayırbaşı’na 5 kilometre, Büyükdere’ye ise 6 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Şehir merkezindne buraya ulaşım sağlamak için Çayırbaşı- Bahçeköy hattını takip edebilir, Alibeyköy – Kemerburgaz – Terkos hattını ikinci bir seçenek olarak değerlendirebilirsiniz.''

Yaya olarak
– 42T, 42R, 42M, 42HM veya 153 numaralı otobüs hatlarını kullanabilirsiniz.

– Yalnızca cumartesi ve pazar günleri, Beşiktaş’tan geçen ve 2.5 saatte bir kalkan D2 isimli bir otobüs var. Bu otobüs ile de Belgrad Ormanı’na ulaşmanız mümkün. Otobüslerin ilk seferi sabah saat 06:30’da başlıyor.

👉 konum



 Atatürk Arboretumu - Nerede, Nasıl   Gidilir,Yeme ve İçme 


 İstanbullular için Atatürk Arboretumu güzel nefes alınabilecek bir başka adres. Bizim açımızdan da Belgrad’daki piknikçilerden kaçanlara başka bir seçenek sunan yerdi. 🙂'' Belgrad Ormanı ile yan yana olmasına rağmen mangal dumanı ve futbol oynayanlara maruz kalma stresi yaşamadan gidebileceğiniz bir yer. O kadar fotojenik, o kadar romantik ki düğün fotogafçısı, dizi seti, eksik olmuyor.''

Burayı okumadan geçme!👇

''Bu park aslında bir müze de olduğu için koruma amaçlı çeşitli sınırlandırmalar ve uygulamalar var. Dolayısı ile bir örtü serip kitap okumak, ya da bisiklete binmek gibi bir niyetle gitmeyin, izin verilmiyor. Burayı 1 saatlik hoş bir yürüyüş gibi düşümekte fayda var. Müze park nedir, burada neler görebilir, neler yapabilirsiniz, Atatürk Arboretumu’na nasıl gidilir gibi bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.''

 Arboretum Nedir? 


''Arboretum, ağaçların veya ağaç gibi o aileden odun bitkilerin yetiştirilmesi ve korunması adına çalışmalar yapan yerler. Arboretumların bir diğer adı da ağaç parkları. Aynı zamanda bu botanik bahçeler bilimsel araştırmaların yürütülmesinde de önemli noktalar. Yani araştırma yapılacak bitki türlerini gözlemlemek en önemli amaçlardan biri. Kelime olarak köküne inersek “arbor” ağaç demek, “etum” ise benzer türlerdeki bitkilerin yetiştirildiği ortam anlamına geliyor. İkisini ayrı söylemekte bir şey yok, ama “arboretum” derken zorlanıyorsanız yalnız değilsiniz, biz de yok “arboterum” yok arbaretum” diye diye eskittik kelimeyi.''🙂


 Atatürk Arboretumu Nerede? 

''Atatürk Arboretumu İstanbul’un Sarıyer ilçesinin Bahçeköy semtinde yer alıyor. Belgrad Ormanı’nın da yakınlarında. İstanbul Beşiktaş’tan yaklaşık 35 dakika.''

👉 Konum

 Açılması 33 Sene Sürmüş Ama Değmiş 

''1949’da İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi profesörü Hayrettin Kayacık tarafından böyle bir arboretumun yapılması teklifi ortaya atılmış. Arboretumun aşağı yukarı 38 hektar olması planlansa da sonuç ondan daha büyük olmuş, yanılmıyorsak yaklaşık 296 hektarı kaplıyor şu an. 1959 ve 1961 yılları arası Sorbonne Üniversitesi’nin botanik bahçe denetimcisi Camille Guinet, arboretumun içindeki yollar ve planlarla ilgili çalışmalar yapmış. Fakat finansal sorunlar nedeniyle bu ağaç parkının yapımı tahmin edilenden çok daha uzun sürmüş. Arboretum 12 Temmuz 1982 tarihinde aynı zamanda adını da aldığı Mustafa Kemal Atatürk’ün 100. doğum yıldönümünde açılmış.

Finansal olarak Orman Bakanlığı’na bağlı olsa ve denetim-gelişim onların sorumluluğunda olsa da aslında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi de Orman Bakanlığı İdaresi ile işbirliği halinde. Arboretumun açılmasının en temel amaçlarından biri başta İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğrenci ve öğretim üyelerinin, onun dışında orman mühendislerinin, bilim adamlarının ve Orman Bakanlığı’nın araştırma ve incelemelerine ortam sağlamak. Yani mangala, bisiklete, pikniğe izin yok.''


 Hem Müze Hem Park. Peki İçinde Ne var? 

''Atatürk Arboretumu Belgrad Ormanı’nın güneydoğusunda tam 296 hektarlık bir alana yayılmış koca bir canlı ağaç müzesi. İnanılmaz sayıda ağaç çeşidini barındırıyor. Atatürk Arboretumu bir botanik bahçe olduğu için özellikle yapılmış, yani normalde bu kadar çeşit ağacı bir arada görmek neredeyse imkansız. Envai çeşit ağaç ve bitki çeşidiyle zaten size acayip doğa manzaraları görme
fırsatı sunuyor, kartpostal vari fotoğraf da cabası. 🙂 Ayrıca içinde 1818’de yapılmış Kirazlıbent ve 1916’da Neşet Hoca tarafından yapılmış Türkiye’nin ilk fidanlığı var. Bunlar dışında da Atatürk Arboretumu’nda 3 tane yapay göl bulunuyor.''


 Faydalı Bilgiler 

 Açılış - Kapanış Saatleri 

Haftaiçi de haftasonu da sabah 9.00’dan akşamüstü 17.00’e kadar açık. Pazartesi günleri ise kapalı.

Giriş Hakkında Bilgiler;

''Öğrenci indiriminden yararlanmanız için öğrenci kimliğinizin yanınızda olması gerekli, yani hiçbir şekilde İstanbulkart kabul edilmiyor. Ayrıca bazı özel günler ve bayram günlerinde de haftasonu fiyatı isterlerse şaşırmayın, çünkü böyle durumlar yaşayanlar olmuş. Arayıp sorduğumuzda böyle bir bilgi verilmese de belli ki bazı beklenmedik kurallarla karşılaşılabiliyor.''

''Müzekart da geçerli değil.''

''Bunun dışında İstanbul Üniversitesi’nin Orman Fakültesi öğrencilerine girişler tamamen ücretsiz, tabi ki yine öğrenci kimliğinizi yanınızda bulundurmanız gerekiyor.''


 Çekim Ücreti 

''Düğün gibi etkinlikler için fotoğraf çekimlerinin ücretini Ziraat Bankası Sarıyer şubesine yatırıp dekontla gitmeniz gerekiyor. Toplam 6 kişi girebiliyor bu fiyatla.''

Detaylı bilgi için: 02122261929


 İletişim 

''Atatürk Arboretumu’yla ilgili geniş, güvenilir bilgi alabileceğiniz resmi bir site maalesef şu an yok. Çok kapsamlı olmasa da bir şeyler bulabileceğiniz tek link olarak İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nin sitesini bulduk. Belki siz de göz atmak istersiniz. ''

👉Websitesi: orman.istanbul.edu.tr/?p=5982

👉''Bunun dışında Atatürk Arboretumu’nun işletimi İstanbul Orman Müdürlüğü’ne bağlı olduğu için ulaşabileceğiniz bir diğer yer Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğü. Giriş ücreti, açılış saatleri veya fotoğraf çekimi gibi konularda en güvenilir bilgiyi bu numaraları arayarak bulabilirsiniz. Ama doğruyu söylemek gerekirse numaraya ulaşmak da, çalışanlarla konuşabilmek de çok zor. Lütfede lütfede cevap veriyorlar sorulara hatta bazen yüzünüze bile kapanabiliyor telefon.''

Telefon: 02122261929

 Atatürk Arboretumu'nda Ne Yapılır? 

Arbetorum’un korunması adına bazı sınırlamalar biraz buranın tadını çıkarabilmemize engel oluyor olsa da böyle yerlerin sürdürülebilmesi, hem de bazı olaylara engel olmasına adına yapılan harika öngörüler. ''Elbette isterdik ki şöyle güzelce bisikletle gezebilelim, minik kedi-köpek dostlarımızla yürüyüş yapabilelim veya piknik örtümüzün üstünde yayılıp bulutları izleyelim ama bunların hepsi yasak.''

Pikniğe açık yerlerin zarar görmeye de açık olduğunu düşünürsek bu kuralların çok da yerinde uygulamalar olduklarının farkında oluruz. ''Neticede bilimsel araştırmaların için de kullanılan bir alandan söz ediyoruz. ''🙂 Bu yüzden buranın keyfini bol bol yürüyüş yaparak ve bol oksijenli havayı içinize çekerek çıkarabilirsiniz. Tabi ki bu müthiş manzaralarda biraz çekmeden dönmek de olmaz.

 Ne Zaman Gidilir? 

''Aslında her mevsim ayrı keyfi olan bir yer; ister karların altında olsun, ister sonbaharda yapraklarını döker halde olsun. Bu yüzden en güzel zaman diye bir şey yok bizce. Olabildiğince az kalabalığın olduğu sakin günler ve havanın gönlünüzce yürüyüş yapmaya elverişli olduğu günler en iyi zamanı.''

''Kocaman bir alan olsa da, tatil günleri veya haftasonları çokça tercih edildiğinden dilediğiniz gibi zaman geçirip kafanızı dinleyemeyebilirsiniz. Ama her ne kadar merkeze çok yakın olmasa da, burası şehrin içinde bir doğa harikası ve istediğiniz her zaman gelme şansınız olması günlük kaçamaklar için harika bir alternatif! 🙂 Bizim favorimizi sorarsanız ağaçların renk değiştirdiği ve yaprak dökmeye başladığı sonbahar ayları süper, hem hava ne soğuk ne çok sıcak olduğundan istediğiniz gibi yürüyüş yapabilirsiniz hem de ağaçların renk değişimini harika kareler sunuyor.''

 Atatürk Arboretumu'na Nasıl Gidilir?
 Arabayla 

''Atatürk Arboretumu’na arabayla gitmek oldukça kolay, önünde otoparkı da var o yüzden çok kalabalık olmadıkça park sorunu yaşayacağınızı sanmıyoruz. Arabayla gidecekseniz Maslak-Sarıyer istikametine doğru gitmeniz gerekiyor, sonra Orman Bölge Müdürlüğü’nü ve Hacı Osman’ı geçip Kilyos yolundan Bahçeköy’e ulaşabilirsiniz. ''

👉 Konum 

 Toplu Taşımayla 

''Atatürk Arboretumu’na giderken metrobüsü de metroyu da kullanabilirsiniz, ama bu iki seçenekte de yine de bir otobüse binmeniz gerekiyor çünkü metroda veya metrobüste buraya yürünecek mesafede bir durak yok. Kullanabileceğiniz bazı otobüsler:''

👉 42T Taksim-Bahçeköy 

''Taksim’den kalkıp Beşiktaş, Ortaköy, Bebek, İstinye, Tarabya ve Çayırbaşı duraklarından da geçip Bahçeköy’e ulaşıyor. Bu güzergahın normal seyir süresi 50 dakika ama İstanbul trafiğini göz önünde bulundurunca buna bağlı kalıp plan yapmamakta ve yanılma payı bırakmakta fayda var her zaman. İstanbul Kart’la tek bilet basıyor. ''

👉Otobüs saatlerine buradan ulaşabilirsiniz: www.iett.istanbul/en/main/hatlar/42T

👉 42M Zincirlikuyu Metrobüs Durağı-Bahçeköy 

''Zincirkuyu’dan gidiyorsanız veya metrobüsü tercih edecekseniz Zincirlikuyu durağında inip bu otobüsü kullanabilirsiniz. Aynı zamanda metroyu kullanıp 4. Levent, Maslak veya Hacı Osman metro duraklarında inip de bu otobüs hattını kullanabilirsiniz çünkü bu duraklardan geçiyor. Otobüs Zincirlikuyu Metrobüs Durağı’ndan kalkıp 4. Levent Metro, Maslak, Orman Bölgesi Müdürlüğü, Hacı Osman, Çayırbaşı duraklarından da geçip Bahçeköy’e varıyor. Hattın seyir süresi 50 dakika ama trafiğe göre bu değişiklik gösterebilir tabiki. ''

👉Daha fazla bilgi ve otobüs saatleri için: www.iett.istanbul/tr/main/hatlar/42M

👉153 Sarıyer-Bahçeköy 

''Sarıyer’den kalkıp Büyükdere Caddesi ve Çayırbaşı duraklarından da geçerek Bahçeköy’e varıyor. ''

👉Sefer saatleri için: www.iett.istanbul/tr/main/hatlar/153/

👉42HM Hacı Osman Metro-Bahçeköy

''Metro kullanmak isterseniz M2 Yenikapı-Hacı Osman hattının son durağı olan Hacı Osman Durağı’nda inip bu otobüsü kullanabilirsiniz. Otobüs çok kısa aralıklarla katlıyor bu yüzden Hacı Osman’da inince çok beklemenize gerek kalmayacaktır, zaten Bahçeköy’e oldukça yakın olduğundan seyir süresi yaklaşık 23 dakika gösteriyor. Trafiğe göre değişebilse de çok uzun sürmeden ulaşabilirsiniz. ''

👉Sefer saatleri için: www.iett.istanbul/tr/main/hatlar/42HM

👉59RK Rumeli Hisarüstü

''Boğaziçi Üniversitesi’nden kalkıyor ve Arıköy’e gidiyor. Hem Rumeli’den gidenler için oldukça kullanışlı bir hat, hem de artık M2 metrosunda Levent durağından Boğaziçi Üniversitesi’ne aktarma yapabildiğiniz için metroyu da kullanabilirsiniz. Sefer süresi yaklaşık 50 dakika. Oldukça sık kalkıyor otobüs ama bazı saatlerde varış noktası değişebiliyor, ''

👉seferlerle ilgili ayrıntılı bilgi için: www.iett.istanbul/tr/main/hatlar/59RK

 Atatürk Arboretumu Yeme - İçme Kahvaltı 

''Atatürk Arboretumu’na yiyecek içecek sokmak kesinlikle yasak. Bu yüzden orada harika bir piknik yapma hayaliniz varsa üzülerek kötü haberi verelim. Çünkü böyle harika bir doğa ortamında piknik fikri bizim de ilk aklımıza gelenlerden ve acayip cezbedici. Oraya su dışında bir şey sokmanız yasak ve içeride de hiçbir şey satılmıyor bu yüzden eğer karnınız aç gidiyorsanız en iyi fikir arboretuma giden yoldaki kahvaltıcılara uğramak olabilir.''

 Bahar Country 

''Yemyeşil bir ormanın ortasına kurulmuş bir yer burası. Açık büfesi var. Hayallerimizdeki yer değil ama Atatürk Arboretumu’na arabayla yaklaşık 5 dakika uzaklıkta ve bahçe içinde olması cazip olabilir. ''

👉Websitesi: www.baharcountry.com 

 👉 Konum 

 Tarihi Bilice Börekçisi 

''Daha çabuk bir şeyler atıştırmak isterseniz burası da güzel ve lezzetli bir alternatif. Özellikle börekleri evlere şenlik ama isterseniz menemen, kahvaltı tabağı gibi seçenekleri de var. Atatürk Arboretumu’na arabayla yaklaşık 15 dakika uzaklıkta. ''

👉 Konum 

 Tüyolar 

  • ''Aklınızda bulunması gereken ilk şey içeri kesinlikle yiyecek-içecek kabul edilmiyor. Gerçekten bu konuda sıkı kurallar var, bu yüzden çantanızı aradıklarında şaşırmayın. İçeri bir tek su sokmanıza izin veriliyor. İçeride ise bulabileceğiniz büfe-kafe türevi hiçbir yer yok. Burası aslında bir müze sayıldığı için zarar görmemesi ve kirlenmemesi için bulunmuş bir önlem bu. Ortamı tamamen doğal bir şekilde korumak için yapılıyor, bu yüzden bu kurala sıkılıp şaşırmamak gerek.''
  • ''Haftasonları veya tatil günlerinde çok kalabalık olabildiğinden bizim tavsiyemiz hafta içi daha sakin olduğu zamanlarda gitmek olur. Çünkü gerçekten çok güzel kafa dinleme yeri Atatürk Arboretumu. Pazartesileri kapalı olduğunu unutmayın ama. İstediğiniz yerde şöyle rahatça oturup keyif yapabilmek için minimum gürültü en güzeli olacaktır.''
  • ''Atatürk Arboretumu bir botanik bahçe bu yüzden ağaçlarla ilgili detaylı bilgi bulabilmeyi fazla beklemeyin. Ağaçların önünde bir takım bilgiler var ama siz bu konuda bilgiye açsanız beklentileri yüksek tutmamakta fayda var. Bu yüzden doğaya ve ağaçlara meraklıysanız gitmeden önce biraz araştırma yapmanızı veya ağaçlar hakkında kitaplardan yararlanmanızı önerebiliriz. Burası aslında Orman Fakülteleri’nin gözlemlemesi ve deney yapması için kurulduğu için bizim gibi bu konuda çok bilgi sahibi olmayan insanlara ağaç türlerini anlatmak veya açıklamak için yazıların çok ayrıntılı olmadığına dair bilgi aldık. Özellikle de botanik bahçenin merkezinden uzaklaştıkça.
  • Parka motorların, bisikletlerin ve evcil hayvanların alımı yasak. Tripodla girmek de yasak.''
  • ''Düğün fotoğrafları için oldukça revaçta olan bir yer ama dilediğiniz gibi girip düğün fotoğrafı çekemiyorsunuz. Girişte bunun için belli bir para ödemeniz gerekiyor.''
 Atatürk Kent Ormanı 



''Mayıs 2020’de yani tam da Pandemi döneminde kapılarını açan Atatürk Kent Ormanı, evde kalan bünyelere ilaç gibi geldi. Biz bu parka bayıldık, şehrin içinde böyle büyük bir koru olduğuna inanamayacaksınız. Hacıosman ve Darüşaffaka metro duraklarının arasında kalan kocaman vadiyi kapsıyor. Düzenleme olarak da çocuk oyun alanlarından oryantiring parkurlarına tam bir Avrupa parkı olmuş. İstanbul Belediyesi’ne şapka çıkartıyoruz.

Fakat, burayı piknik ve mangal yapabileceğiniz bir mesire yeri gibi düşünmeyin. Çimlere dilediğiniz gibi oturup yayılıp piknik yapamıyorsunuz. Daha aktif İstanbullular için düşünülmüş. Ayrıca içinde basketbol sahası, çocuk oyun alanları, festival alanı gibi bölümler var.

Yürüyüş parkuru ise toplam 12 kilometre. Yani spor yapacaklar için oldukça tatmin edici. İçinde bir de küçük üç göl var. İçinde cafeler de var. Giriş kapısı Hacıosman Metro çıkışına oldukça yakın. Metro ile ulaşım sağlayıp kısa bir yürüyüşle rahatlıkla ulaşıyorsunuz. Aslında Darüşşafaka metro durağından da girişi olacak fakat henüz daha tamamlanmamış (2020). Herhangi bir giriş ücreti yok. Akşam 22.00’a kadar açık.''

 👉 Konum 


 Maslak Kasrı 


Maslak Kasrı, Büyükdere Caddesi üzerinde, Maslak Oto Sanayi’nin karşısındaki Askeri ormanlık arazide bulunan tarihi Osmanlı kasırlarından oluşan yeşil alan. İçinde Kasr-ı Hümayun, Mabeyn-i Hümayun, Paşa dairesi, çadır köşk ve limonluk olmak üzere beş tarihi yapı bulunuyor. Yapımına II. Mahmud döneminde başlanan kasır, Abdülaziz döneminde de yeni bölümler eklenerek genişletilmiş. 



Özellikle de Avrupa saraylarının “orangerie”lerini andıran limonluk adlı sera bölümü çok güzel fotoğraf kareleri vadediyor. Giriş ücretli. Kapıda size kasırların tarihçesini anlayan bir elektronik rehber cihazı da veriliyor. İçinde bir şeyler yiyip içebileceğiniz cafesi de bulunuyor. 

👉 Konum 


Düğün fotoğraflarının da çekildiği güzel bir yer 

Detaylı bilgi için: 02122261929


Emirgan Parkı


Her sene Mart-Nisan aylarında Lale Festivali’nin gerçekleştiği Emirgan Korusu, İstanbul Boğazı’nı tepeden gören konumu ile harika bir yürüyüş parkuru ve piknik noktası. İçinde küçük bir gölet, çocuklar için oyun alanı, Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk olmak gezip görebileceğiniz üç turistik nokta var.



Sarı Köşk aynı zamanda bir şeyler içebileceğiniz veya kahvaltı edebileceğiniz bir cafe olarak işletiliyor. Lale mevsiminde gelirseniz inanılmaz bir kalabalıkla karşılaşmaya hazır olun. Yılın diğer dönemlerinde ise lale dönemine oranla nispeten daha az kalabalık oluyor. Emirgan’a kadar gelmişken, koruda yürüyüşün ardından, hemen korunun bitişiğindeki Sabancı Müzesi’nde sergi gezdikten sonra, MSA’nın Restoranı’nda yemek molası vermek civarda yapılabilecek en güzel program combosu olur. 

👉 Konum 

Baltalimanı Japon Bahçesi

 
Baltalimanı Japon Bahçesi, 2003’te “Türkiye’de Japon Yılı” vesilesiyle 1970’lerden beri kardeş şehir anlaşması bulunan İstanbul ile Shimonoseki belediyeleri işbirliği ile kurulmuş küçük bir Japon Bahçesi. Bu parkı spor veya yürüyüş amaçlı olarak düşünmeyin daha çok geçerken uğramalık ve Japon kültürünü tanımalık. En önemli özelliği de bahçede ilkbaharda pembe pembe açan meşhur Japon ağacı sakuralardan olması.




Ayrıca bahçe içinde çay odası (yogetsuan), şelale, gölet, çardak gibi her Japon bahçesinde olması gereken diğer temel unsurlar da var. Bizce Konya’daki Japon Bahçesi İstanbul’dakinden daha başarılı ama burası da genel bir fikir veriyor. Buraya geldiğinizde programı yürüme mesafesindeki SSM ve Emirgan Korusu ile birleştirebilir veya tam tersi yöne yürüyerek Aşiyan’a ve Bebek’e geçebilirsiniz.

 👉 Konum 

 Yıldız Parkı 


Beşiktaş – Ortaköy arasında yer alan Yıldız Parkı veya Yıldız Korusu, 1600’lerden beri şehrin en önemli yeşil alanlarından biri. 17. yüzyılda Kazancıoğlu adlı bir ailenin özel mülkü olan koru, IV. Murat tarafından satın alınarak kızı Kaya Sultan’a hediye ediliyor. Lale Devri’nde Çırağan Sarayı’nın arka bahçesi olan koru, 1877’den itibaren Yıldız Sarayı’nın dış koruluğu haline gelen koru, 1940’tan sonra Yıldız Parkı olarak halka açılıyor. Şu anda İstanbul Belediyesi’ne bağlı olan parkta spor veya piknik yapabiliyor, dilerseniz içindeki köşklerde bir şeyler yiyip içebiliyorsunuz.




Park spor anlamında sınırlarını zorlamak isteyenler için bire bir. Sınırları zorlamak diyoruz çünkü oldukça yokuşlu bir park. Çevresini tam tur dönmek 3 kilometre kadar yürümeniz veya koşmanız gerekiyor. Peyzaj düzenlemesi, güzel kasırları, boğaz manzarası ve kocaman ağaçları bile bir harika. Hafta içi daha boş oluyor. Şelalenin olduğu turistik alan dışındaki yerler çok daha tenha oluyor. Burada birçok ahşap piknik masası var. Arazi büyük olduğu için illa ki kendinize uygun bir yer bulabiliyorsunuz. Parkın içinde çay kahve içebileceğiniz, kahvaltı edebileceğiniz, yemek yiyebileceğiniz yerler de var. Bunlar restoran olarak işletilen Malta Köşkü ve Çadır Köşkü. Araçla girerseniz otopark parası ödüyorsunuz ama yaylara giriş ücretsiz. 

👉 Konum 

 Gülhane Parkı 


Osmanlı döneminde Topkapı Sarayı’nın dış bahçesi olan Gülhane Parkı, ismini aldığı gül bahçelerinin bulunduğu bir yermiş. 3 Kasım 1839’da demokratikleşmenin ilk adımı Gülhane Hatt-ı Hümayunu yani Tanzimat Fermanı burada okunuyor. 1912 yılında İstanbul şehremini Cemil Topuzlu tarafından düzenlenerek park haline getiriliyor ve halka açılıyor. Cumhuriyet döneminde Atatürk, halka latin harflerini ilk kez bu parkta 1 Eylül 1928’de gösteriyor. Atatürk’ün naaşı Ankara’ya gönderilmeden önce, İstanbul’daki son tören burada 19 Kasım 1938 tarihinde yapılıyor. Anlayacağınız burası birçok tarihi olaya sahne olmuş tarihi bir nokta.










2003 yılında kapsamlı bir renovasyondan geçirilen park içindeki Has Ahırlar Binası da 2008’de İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi haline getiriliyor. Gülhane Parkı’nı, Sirkeci, Eminönü, Mısır Çarşısı, Sultanahmet, Yerebatan Sarnıcı gibi turistik turlarınıza bir durak olarak ekleyebilirsiniz. Tarihe meraklıysanız, parkın hemen üst tarafında kalan Arkeoloji Müzeleri’ni gezebilir, edebiyata meraklıysanız park içindeki Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi’ni gezebilirsiniz. 

👉 Konum 

Fethipaşa Korusu




















İstanbul’un denize nazır korularından biri de adını II. Mahmud ve I. Abdülhamid dönemlerinde valilik, elçilik ve nazırlık yapan Tophane Müşiri Fethi Ahmet Paşa’dan alan Fethipaşa Korusu. Burası da belediyeye bağlı bir tesisin olduğu yerlerden. Burada Boğaz’a karşı kahvaltı keyfi kaçmaz. Koru içinde tarihi ağaçlar, Cemil Meriç’in 1948-1960 yılları arasında konakladığı köşk dahil olmak üzere iki tarihi köşk, basketbol sahası ve çocuk oyun alanları var. En güzel zamanı, Boğaz’ı iki yaka süsleyen erguvanların açtığı bahar mevsimi. 

👉 Konum 


Aynalıkavak Kasrı

Tarihi

Hasbahçe’deki ilk yapılaşmanın tarihi Fatih Sultan Mehmet dönemine dek inmekte, burada inşa edildiği kesin olarak bilinen ilk kasır ise Sultan I. Ahmet (1603-1617) dönemine tarihlenmektedir. Tarihsel süreç içinde padişahların yaptırdığı kasırlarla gelişen ve “Tersane Sarayı” olarak anılan bu yapılar topluluğu; 17. yüzyıldan başlayarak “Aynalıkavak Sarayı” olarak da adlandırılmıştır.

Saray bütünü içinde yer alan ve Sultan III. Ahmet (1703-1730) döneminde yaptırıldığı sanılan Aynalıkavak Kasrı, Sultan III. Selim (1789-1807) döneminde büyük bir onarım görerek yeniden düzenlenmiş ve bugünkü görünümünü kazanmıştır. Ağırlıklı olarak 19. yüzyıl saray, köşk ve kasırlarından oluşan Milli Saraylar yapıları arasında daha erken dönemlerden günümüze gelmiş tek yapı olan Aynalıkavak Kasrı geleneksel mimarîsi ve dekorasyon özellikleriyle son derece ayrıcalıklıdır.

Dîvânhâne ve Beste Odası’nda pencere üstlerinden dolaşan bir frizde dönemin tanınmış şairleri Şeyh Gâlib ve Enderûnî Fâzıl’ın, kasrı ve III. Selim’i öven şiirleri Hattat Mehmet Esad El Yesârî tarafından ta‘lîk hat ile yazılmıştır. Deniz cephesinde iki, kara cephesinde tek katlı kütlesiyle Osmanlı klasik mimarlığının son ve ilginç yapılarından biri olan Kasır; süsleme açısından da çağının beğenisini yansıtmakta, özellikle besteci Sultan III. Selim dönemi kültürünün pek çok öğesini bünyesinde barındırmaktadır.



Bu dönemin özelliği olan revzenli tepe pencereleri, geniş saçaklı çatıları, iç dekorasyonda bulunan yerleşik sedir düzenlemeleri, geleneksel ısıtma biçimini oluşturan mangalları artık yok olmuş bir geçmiş yaşam biçiminin görünümlerini sergilemektedir. Restorasyonu ve tefriş çalışmaları tamamlanarak 5 Kasım 2010 tarihinde ziyarete açılan Aynalıkavak Kasrı’nın alt katı, Sultan III. Selim’in sanatkâr ve mûsikîşinâs kişiliğine uygun olarak tarihî Türk çalgılarının sergilendiği bir müze haline getirilmiştir.

  • 25 TL. Yabancı Ziyaretçi Bilet Fiyatı:
  • 60 TL. İndirimli Bilet Fiyatı:
  • 10 TL. Bahçe Bilet Fiyatı:
  • 10 TL. Müze Kart; aşağıdaki istisnalar hariç, Milli Saraylar Başkanlığına bağlı bütün saray, köşk, kasır, müze ve tarihi fabrikalarda geçerlidir.

👉konum

Hidiv Kasrı


Hıdiv Kasrı ise bizce tüm İstanbul kasırları arasında en güzel peysaja sahip ve zarif olanı. Çubuklu sırtlarındaki kasır, 1907’de Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa tarafından İtalyan mimar Delfo Seminati’ye, Art Nouveau tarzında yaptırılmış. Zaten geldiğinizde ortamdaki Toskana havasından İtalyan dokunuşunu hemen fark ediyorsunuz. Hıdivlik Osmanlı döneminde Mısır valilerine verilen unvan. 19. yüzyıl sonlarında Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa, Mısır’daki İngiliz hakimiyetine tepki olarak buradaki arsayı satın alıyor ve Hıdiv Kasrı’nı İstanbul’a hakim bu tepe üzerine inşa ettiriyor.

Mısır İngilizler tarafından işgal edilince Abbas Hilmi Paşa da İsviçre’ye sürgüne gönderiliyor fakat ailesi 1934’e kadar bu kasırda yaşamaya devam ediyor. İstanbul Belediyesi tarafından satın alınarak kamulaştırılmış olan kasır ve onu çevreleyen koru, şimdilerde Beltur tarafından işletiliyor. Hıdiv Kasrı’nın diğer önemli bir özelliği de buharla çalışan ilk asansöre sahip olması. Özellikle sonbaharda ve ilkbaharda güzel olan koruda 1,5 kilometrelik bir yürüyüş yapabilir, sonrasında da köşkün bahçesinde manzaraya karşı kahvaltı edebilirsiniz. 

Giriş ücretsiz. (2020 yılında kasır restorasyonda görünüyor gitmeden önce mutlaka arayıp durumunu kontrol edin.).

👉  Konum 

Küçüksu Kasrı


Mimari dilde kasır, padişahlar için şehir dışında yapılmış saray veya köşk tarzı binalardır. İstanbul’un kasırları saray kadar büyük olmasa da bir mücevher gibi, asırlardır ışıldamaktadır.

Küçüksu Kasrı, Anadolu Hisarı’na çok yakın, Küçüksu ile Göksu derelerinin arasında boğaza sıfır inşa edilmiş bir 19. yüzyıl eseridir.






















1600’lü yıllarda burası şehrin oldukça dışında kalmakta, kasrın üzerinde olduğu arazi, padişahın has bahçesi olarak bilinen büyük bir yeşil alandan oluşmaktaydı. Hatta bu bahçe 16. yüzyılda yaşamış olan Sultan 4. Murad’ın en sevdiği bahçelerden biriydi ve buraya Gümüş Selvi adını vermişti. 17. yüzyılda, yanındaki Göksu deresinin adıyla Bağçe-i Göksu olarak anılan bu alanın deniz kıyısına Sultan 1. Mahmud için ahşap bir saray yaptırılmıştı. Mimaride batı ekolünü tercih eden Sultan I. Abdülmecid eski kasrı yıktırdı ve 1856 yılında, dönemin ünlü Balyan ailesinden Nigoğos Balyan’a yeniden yaptırdı

Barok tarzda inşa edilen Küçüksu Kasrı, etkileyici bir havaya sahiptir.

Bodrumuyla birlikte toplam üç kattan oluşan kasrın en alt katı, mutfak, kiler ve hizmetlilere ayrılmıştır. Diğer katlarsa bir salona açılan dört ayrı odadan oluşmuştur. Deniz cephesi kabartmalarla süslüdür. Bu cephede yer alan merdivenleri ve şadırvanlı küçük havuzu, çok şık bir uyum içindedir.

Tam 25 TL. Yabancı turist için 60 TL. İndirimli bilete sahip olanlar için 10 TL'dir.

👉konum




Düğün gibi etkinlikler için fotoğraf çekimlerinin ücreti için iletişim bilgisi aşağıda  verilmiştir.

Detaylı bilgi için: 02122261929










https://www.islamveihsan.com/aynalikavak-kasri-tarihi.html



Yorumlar